MASKE!

Hayır, ilk akla gelen değil anlatacağım konu. Aslında ben de ilk karşılaştığımda gözlerime inanamamıştım.

Peki ya size maskenin sadece bir hastalıktan dolayı veya toza karşı kullanılmadığını söylesem?

Biraz geçmişe gidelim ve devletlerin tarihine göz atalım. Avrupa ve Amerika ülkelerinin gelişimi için pek çok konuda atılımlar yapmıştır. Bunlardan başlıcaları sanayi alanındaki yenilikler, tarım, eğitim, SÖMÜRGECİLİK!

Bu atılımların en başına bile koyabiliriz. Sömürgecilik neydi?  Çok temel bir düzeyde, sizin mülkiyetinizde olmayan, uzak, başka birilerinin yaşadığı ve sahibi başkaları olan topraklara yerleşmek, ekonomik, siyasi ve dini yönden o bölge ya da ülkeyi denetim altına almak anlak mıydı? Böyle kulağa çok da itici gelmiyordu. Güçlü devletler güçsüz devletlere yardım edecekti değil mi?

Peki ya öyle mi oldu?

Bizim için ne kadar içler acısı bir durum olsa da ‘’koloni’’ kelimesi altında Batılı ülkeler bu durumu gayet normalleştirmişti.

Geçmişe gidecek olursak 16. yüzyıldan 18. Yüzyıla kadar uzanan coğrafi keşifler ve denizaşırı toprakların fethiyle somut bir anlam kazandı.

İngiliz Hindistan’ı Fransız ise Kuzey Afrika’yı ekonomik, siyasal, toplumsal dokusunda paha biçilemez roller oynadı. Hintlileri yöneten kişilere göre doğulular kaldırımda yürümesini öğrenemez, doğru söylemez, mantık kullanmazdı.

Tarih boyunca bu duruma ne kadar karşı çıkılırsa çıkılsın faydası olmamış, hatta bu durum karşısında toplu katliamlar yapılmıştır. Günümüzde bile milyonlarca insanın öldürüldüğü gizli tutuluyor.

Sömürgeciliğin sağlamış olduğu getiriler birçok güçlü ülke için vazgeçilmez bir kâr kaynağı olurken tam aksine sömürülen zayıf ülkeler için ise daha fakir ve güçsüz hale gelme anlamını taşır. Kendi ülkelerinde olmayan doğal kaynakları başka ülkelerden elde edip kullanarak güçlerine güç katan sömürgeci ülkeler, kaynaklarını kullandıkları sömürülen ülkelerle aralarındaki güç farkını katlayarak artırır ve bu da ülkeler arasında korkunç uçurumlar oluşmasına yol açmıştır. Doğal kaynaklarını sömürdükleri toplumlara, gemilerle götürdükleri din adamları ile Hıristiyanlığı kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Avrupalıların düşüncesine göre yeni keşfedilen bu yerlerdeki toplumlar devletler kurup yönetmeyi bilmezdi ve bu geri kalmış insanların Batılılar tarafından yönetilmesi de gerekiyordu.

İşgücü için olarak himaye altındaki toplum kullanılıyordu. Madeni kaynaklar anlamında bir bolluk söz konusu olsa da iklimin verdiği farklılıkla beraber bu bereketli topraklarda meyve yetiştiriciliği de ön planda yer alıyordu. O kadar aşağılayıcı gözle bakılıyordu ki meyve toplayan işçilere meyveleri yemelerini önlemek için maskeler takılmıştı. Kendi topraklarında düştüğü durum içler acısı.

Sadece Hindistan veya Afrika değil insanlıkta ve hiçbir dinde olmamasına rağmen tarih boyunca hemen her millet ya sömürmüş ya da sömürülmeye maruz kalmıştır. Bu devletler kendi aralarında güç gösterisini arttırmak için sırf farklı oldukları için aşağı görmüşlerdir. Kendilerinden olmayanların neredeyse yaşamaya bile haklarının olmadığını düşünen bir toplumun insanlıktan bahsetmesinin pek de normal olmayacağı düşünülmektedir.

Onların inançlarına göre dünya kaynakları aşağı gördükleri yeteneksiz, ihmalkâr insanların elinde olamazdı, olsa bile kendilerinin o kaynakları ele geçirme ve iyi insanların yararına kullanma hakları vardı. Kendileri için hak olarak gördükleri bu düşünceleri güçlü oldukları için gerçekleştirebilirlerdi. Bu düşüncelerle Batılı güçler yeni yerler keşfetmeye ve keşfettikleri yerlerdeki toplumları da sömürmeye başlamışlardı.

Avrupa’nın bu müdahalesi sonucu o topraklarda yaşayan insanlar gerçekten ilkel hale getirildi. Medeniyet götürüldüğü söylenen topraklarda gerçek anlamda ilkelliğe sebep olundu

Frantz Fanon, Siyah Deri Beyaz Maskeler adlı eserinde bu duruma olan tepkisini şu şekilde dile getirmiştir: “Beyaz adam haksızdı, ben ilkel değildim, bir yarım adam da değildim, ben iki bin yıl önce bile altın ve gümüş içinde çalışan bir ırka aittim”

Ahmet Gözcü 

Kaynakça:

  • ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ
    SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YABANCI DİLLER EĞİTİMİ ANABİLİM DALI Abdulvahit ASLAN-TOM STOPPARD ve SÖMÜRGE KAVRAMI YÜKSEK LİSANS TEZİ
  • beynim 🙂