Sayfalarında Kaybolduklarım: REYC (Asi Çakıltaşı #2)
Sayfalarında Kaybolduklarım: REYC (Asi Çakıltaşı #2)

Selamlar dostlarım! Asi Çakıltaşı serisinin ikinci kitabı Reyc ile geldim bu sefer… İlk kitaptan sonra beklentileriniz oldukça yükselmişti değil mi? Ben de aynı durumdayım. Ve ikinci kitap benim beklentilerimi karşıladı diyebiliriz. Siz neler bekliyordunuz?

Öncelikle bu kitabı okumayanlar fakat okumayı düşünenler, lütfen spoiler kısımlarını atlayın yoksa tadı çıkmaz^^

Reyc, kelime anlamı olarak örtülmüş ve kilitlenmiş büyük kuyu anlamına geliyor.

*spoiler*

Bu kitap beni ağlatamadı.

Öyle bir buruk kaldım ki, duygusal olan ben ağlayamadım.

İlk kitap çok iyiydi. Bu kitap ondan da iyi. Şimdi üçüncü kitabın gelmesini nasıl bekleyeceğim onu düşünüyorum. Kitap birinci kitabın direkt olarak devamı. Çok sevdiğim Bedirhan’ın gerçek yüzüne, babasının duygusu yakarışlarına ve bir kadının melek oluşuna ev sahipliği yapıyor bu kitap.

O kadar naifçe yazılmış ki, antika dükkanındaki amcayı bile unutamadım. Eşini ve takvim yaprağını unutamadım. Bedirhan’ın maskesini, Dilek hanımın son jestini ve Ala’yı unutamadım.

Buruk Ala… Kardeşi olan dağın üzerine yıkılan Ala… Ala’yı sırtlayan Asi…

Yine çok beğendim. Karan’ın gerçek yüzü diye betimlenen kısım bence Karan’ın gerçek yüzü değildi. Karanın acılarından ibaretti. Bence Karan’ın gerçek yüzü Ali. Sadece Ali.

Bu kitabı da çok beğendim. 2020’nin sonlarına gelirken verdiğim en güzel kararlardan biriydi bu seriyi okumak. Bu arada Binnur abla, umarım o küçük Ayşenur’un yanında olmak, seninde hoşuna gidiyordur. Çünkü o seni çok seviyor.

Ayşenur, lütfen iyi ol.

*spoiler*

Benim en çok merak ettiğim konulardan biri de Bedirhanın hayat hikayesi aslında. Billur’unkini az çok biliyoruz fakat Sergen ve Bedirhan hakkında en ufak bir fikrimiz yok. Normalde espiri dolu ve hafif laşka konuşan Bedo’muz, kendiyle baş başa kaldığında ya da sinirli olduğunda tam bir aslana dönüşüyor. Yüzüne taktığı bu maskenin nedenini çok merak ediyorum.

Karan ve Merve’nin dövmelerine değinmesem olmaz. Aslında ilk kitapta da hafiften dürtecektim ama konuyu eşelemek istemedim. Çok tatlı bir düşünce değil mi?

Hayır, değil.

Çünkü bu kitapta tatlılıklara yer yok. Bu dövme, bir pranga aslında…

Buyurunuz tanıtım bülteni.

Tanrı, ölen çocuklar için cennette bir oyun parkı inşa etmiş, duydun mu?

Parkın içine kar yağıyormuş ama hiç soğuk olmuyormuş; güneş yanarak parlıyormuş ama asla yakmıyormuş.

Ölü çocuklar terlemiyor, düşse bile canları yanmıyor, asla hastalanmıyor, hiç yorulmuyormuş.

İçimdeki kız çocuğu kendini nefes boşluğundan vurdu. Şarjörün içine yirmi altı kurşun dizdi; yirmi altı el sıktı nefes boşluğuna. Yirmi altıncı patlama sesinde uykumdan uyandım

ama onu kurtaramadım. Yirmi altı seksek kutusu çizdim. Yirmi altı kez zıpladım tek ayağımın üstünde. Yirmi altı kez düştüm. Yirmi altı kez yandım. Ben hiçbir zaman kendi kuyumdan su içmedim. Tanrı’nın avuçlarındaki suya düşen yansımama baktım. Reyc’e baktım. Saatin anahtardan akrebi beni çocukluğumdan soktu. Canım adam.

(Tanıtım Bülteninden)

Kendinize çok çok iyi bakın, sağlıkla kalın, hoşça kalın.

-Başak Arya Gençler

 

Sayfalarında Kaybolduklarım; KEHF (Asi Çaklıtaşı #1)

Herkese merhabalar… Bugün son zamanlarda üçüncü ve son kitabını okuduğum kitap serisinin ilk kitabından biraz bahsetmek istiyorum sizlere.

İlk kitabın adı KEHF.

Kehf Suresi Kur’an’ın 18. suresidir. Sure 110 ayetten oluşur. Sure ismini 9. ayette ve diğer birkaç ayette geçen ve ‘mağara’ anlamına gelen ‘kehf’ kelimesinden alır. Medinede indiğine inanılan 28. ayetin dışındaki kısımların Mekke’de indirildiğine inanılmaktadır.

Ana kadın karakter, Asi Merve Karakuyu. Babası, annesi ve ablasıyla ilişkileri berbat olan Merve’nin aşırı bir olgunluğu var. Yaşadıkları olgunluğu da beraberinde getirdi anlıyorum fakat 17 yaşında olan biri için haddinden fazla bir tavır gibi geldi bana.

Gelelim ana erkek karakterimiz Karan Ali Çakıl’a. Karan’ın hayat hikayesi de tahmin edebileceğiniz gibi acılarla dolu. Merve’nin okuluna seminer vermek için gelen Karan, soru cevap kısmında hiç beklemediği bir soruyla karşılaşıyor ve bu soru tabii ki de asıl kızımız Merve’den geliyor. Ve böyle tanışıyorlar.

Buradan sonrası spoiler içerebilir o yüzden spoiler almak istemeyenler lütfen burayı atlasınlar^^

 

*spoiler*
Kitap beni şok etti. Cidden böyle beklemiyordum. Yalan yok Wattpad’de iken okumuştum ve bu yazarın dilini de çok severim. Ama 700 sayfayı 1,5 günde okumak… Bence bu başarıdır. Resmen başına kilitlendim. Derslere girdiğim süreleri tabiki çıkardım aradan ama aklım kitaptaydı ne yalan söyleyeyim. Kitap, babası tarafından sevilmeyen 17 yaşındaki Asi Merve Karakuyu’nun, (ailesi tam bir kaos) ve 26 yaşındaki iş adamı Karan -Ali- Çakıl’ın etrafında dönüyor. Sübyancı demeden önce kitabı okumanızı tavsiye ederim. Merve’nin ablası Defne tam bir pısırık. Karakteri değil düşünceleri pısırık ve bu durum beni sinir etmekten başka bir işe yaramadı.

Merve o evdeki en olgun kişiydi. Merve’nin şeref yoksunu babası Mehmet Karakuyu ise benim anlamlandıramadığım biri. Ailesini sevmiyor. Karısını da aldatıyor. Pişkin pişkin kızına bir şey yokmuş gibi davranıyor. Sevgi olamadan büyüyen bu kız, babasını hissizlikle cezalandırıyor. Merve çıkmaza girerken ona Karan’ın eli uzanıyor. Karan, Merve kadar yaralı, içi kan ağlayan, kan kusan fakat kızılcık şerbeti içtim diyen bir karakter. Annesinin kendisini terk etmesi onda travma yaratırken gerçek anlamda terk etmesidir ördüğü duvarların sebebi. Biri anne, biri baba oluyor. Birbirilerinin yaralarını sarıyorlar… Kitap çok akıcıydı.

Beğendim. Tavsiye de ederim. İkinci kitap olan Reyc’i de bitirdim. Bu arada Kehf’i üçüncü okuyuşum. İlk kez Wattpad’de, ikinci kez Kitap olduğunda 2017 de, ve bu da üçüncü kez. Gerisini siz düşünün.

*spoiler*

 

Eveeet bunlar benim düşüncelerimdi. Umarım beğenmişsinizdir. Kitabı okuyanlar, yorumlarda buluşalım…

Şimdi de sizleri kitabın arka kapak yazısıyla baş başa bırakıyorum…

Dışarıda devam eden bir hayat, içimde kalbi duran

ufak bir kız çocuğu vardı.

Göğsümde bir labirent kurmuş, çıkışa varan tüm yolların sonunu onun mağarasının girişine yerleştirmiştim.

Islanmaya başlamış bir kelebeğin kanadını nefesinle

kurutamazsın, parçalarsın.

Ona bunu anlatamadım.

Bana bunu anlatamadı.

Üstüme yağmaya, beni ıslatıp nefesiyle parçalamaya

yemin etmişti.

Üstüme yağmasına, beni ıslatıp nefesiyle parçalamasına izin vermiştim.

Sanki bir mezarım vardı, yerini ondan başka kimse bilmiyordu.

Bir adam dizlerimin önüne oturdu, yara izlerimi öptü.

Bana tıpkı bir mağarayı anımsatan siyah gözlerle baktı.

Biliyordum.

Kehf benim kanatlarımı ıslatan yağmurdu.

Kanatlarımdan ruhuma akıyordu.

“Küçücüğüm.”

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

 

Kendinize çok çok iyi bakın, evde kalın, hoşça kalın.

-Başak Arya Gençler

 

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal