Makine Öğrenmesi ile Virüsleri Ayıklamak

Devam eden küresel pandemi COVİD-19’a, neden olan patojen olan SARS-CoV-2 virüsünün varlığını teşhis edebilen ve diğer solunum yolu virüslerinden ayırt edebilen hızlı testlere acil bir ihtiyaç yarattı. Geçtiğimiz günlerde Japonya’dan araştırmacılar, silikon nano gözeneklerde ki arasındaki akımdaki değişiklikler üzerine eğitilmiş bir makine öğrenme algoritması kullanarak ortak solunum patojenlerinin tek viryon tanımlanması için yeni bir sistem gösterdiler. Bu çalışma, COVID-19 ve grip gibi hastalıklar için hızlı ve doğru tarama testlerine gelişmesinde katkı sağlayabilir.

Temsili Görsel

Bu ay ACS Sensors’da yayınlanan bir çalışmada Osaka Üniversitesi’ndeki bilim insanları, bir makine öğrenme algoritması ile birleştiğinde tek bir virüs parçacığını bile algılayacak kadar hassas silikon nano gözenekleri kullanan yeni bir sistemi tanıttı.

Bu yöntemde, bir silikon devre levhası üzerinde sadece 50 nm kalınlığındaki bir silikon nitrür tabakası, eklenmiş küçük nano gözeneklere sahiptir, bu da sadece 300 nm çapında. silikon devre levhasının her iki tarafındaki çözeltiye bir voltaj farkı uygulandığında, iyonlar elektroforez adı verilen bir işlemle nano gözeneklerden geçerler.

İyonların hareketi, ürettikleri akımla izlenebilir ve bir viral parçacık bir nano gözeneklere girdiğinde, bazı iyonların geçmesini engelleyerek akımda geçici bir düşüşe neden olur. Her daldırma parçacığın hacim, yüzey yükü ve şekli gibi fiziksel özelliklerini yansıtır, böylece virüs türünü tanımlamak için kullanılabilirler.

Temsili Görsel

Virüs parçacıklarının fiziksel özelliklerindeki doğal varyasyon, daha önce bu yaklaşımın uygulanmasını engellemişti, ancak ekip, makine öğrenimini kullanarak, yeni örneklerin kimliğini belirlemek için bilinen virüslerden gelen sinyallerle eğitilmiş bir sınıflandırma algoritması oluşturdu. Kıdemli yazar Makusu Tsutsui,” tek parçacıklı nano gözenek algılamayı yapay zeka ile birleştirerek, çoklu viral türlerin son derece doğru bir şekilde tanımlanmasını sağladık ” diye açıklıyor.

Bilgisayar, insan gözü tarafından tanımlanamayan elektrik akımı dalga formlarındaki farklılıkları ayırt edebilir ve bu da virüslerin son derece doğru bir şekilde sınıflandırılmasını sağlar. Koronavirüse ek olarak, sistem benzer patojenlerle test edildi. (solunum sinsityal virüsü, adenovirüs, Grip A ve Grip B.)

Temsili Görsel

Ekip, koronavirüslerin özellikle bu teknik için çok uygun olduğuna inanıyor çünkü sivri dış proteinleri, farklı türlerin ayrı ayrı sınıflandırılmasına izin verebiliyor. Yazar Tomoji Kawai, “Bu çalışma, geleneksel viral inceleme yöntemlerinden daha iyi performans gösteren bir virüs test kitinin geliştirilmesine yardımcı olacak” diye açıklıyor.

Polimeraz zincir reaksiyonu veya antikor bazlı taramalar gibi diğer hızlı viral testlerle karşılaştırıldığında, yeni yöntem çok daha hızlıdır ve maliyetli tutarlar gerektirmez, böylece COVID-19 gibi bulaşıcı hastalıklara neden olan yeni ortaya çıkan viral partiküller için gelişmiş tanısal testlere hazırlanabilecek.

Dünya’daki Eğitim Sistemi Sorunu ?

Merhabalar, bu yazıda sizlerle birkaç araştırma gözlemlerimden bahsedeceğim. Eğer fikrime katılıyorsanız, yazımı sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz.

Covid-19 virüsü salgınında, Dünya bazında çoğu ülkenin eğitim seviyesinin iyi olmadığını gözler önüne serdi. Şuanda Dünya’da en iyi eğitim sistemlerine sahip olan ülkeler: Singapur, Japonya, Finlandiya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde özellikle ABD’de hem salgında ki artış hemde neredeyse iç savaşa gidilecek duruma geldi.

Gary Vaynerchuk’un şöyle bir sözü var: “okul girişimciler için değil, işçiler için icat edilmiştir.” diye.

Bu  açıklamaya bakacak olarsak bence de bu açıklama doğru. Şöyle ki siz hiç gördünüz mü ? Singapur’lu bir iş adamı veya ün yapmış bir bilim insanı ya da Finlandiya’lı bir iş adamı tanıyor muyuz ? Tanımıyoruz dimi. Bunun nedeni 21.yüzyıl da kapitalizm ve kölecilik sistemi. Süper güç olan ülkeler o kadar akıllı ki, okulları işçi sınıfı yetişsin diye yapıyorlar sonra da onları köle gibi kullanıyorlar.

Bugün kölecilik kalktı diyoruz fakat farkında değiliz ama hala kölelik var.

Mesela İnstagramı ele alalım, Siz orada bedava fotoğraf ve hikaye paylaşarak orada bir içerik üretiyorsunuz birilerini zengin ediyorsunuz. Yani birebir o sitede bedava çalışan bir içerik üreticisiniz. Siz onları zengin ediyorsunuz ama bunu fark etmiyorsunuz.

Peki neden, başkalarının hayalleri gerçekleştirmek istiyorsunuz?

Neden kendi hayallerinizin peşinden gitmiyorsunuz ?

Aslında bunun nedeni eğitim sistemi yüzünden, eğitim sistemi sizi işçi sınıfına hazırladığı için size girişimciliği öğretmediği için siz başkalarının hayallerine bal sürüyorsunuz. Risk almaktan korkuyorsunuz, kapitalizmde sizi hazırcılığa teşvik ediyor.

Şuanda büyük iş adamlarının neredeyse hepsi girişimcilik ile bu işi başaran insanlardır. Mesela Elon Musk, Bill Gates, Mark Zuckerberg…

En iyi şirketler bir küçük odada kuruldu. Küçük fikirlerle kuruldu. Her şeyi zorluklarla başlattılar ve risk almaktan korkmadılar başardılar.

Hatta Bill Gates’in önemli bir sözü vardır bu konuda: ” Ben bazı derslerin sınavlarını geçemedim okulu bıraktım; ama arkadaşım hepsini geçti. O şimdi Microsoft’ta başarılı bir mühendis, ben Microsoft’un sahibiyim.”

İşte bu söz konumuzun özeti.

Dünya’daki şuan gerçekte iyi bir eğitim sistemi olsaydı emin olun biz şuanda bir sürü bilim insanı mühendis tanıdık. öyle bir durumdayız ki devletler teknolojinin çok ilerlemesini istemiyor işçi yetiştiriyor sadece.

Hayatta kimsenin kölesi olmayın, girişimci olun, hayal edin ve en önemlisi düşünün.

 

 

Birim-731
Japonların Sakladıkları Tarih : Birim 731

Birim-731

Unit 731, Türkçe anlamıyla “Birim 731” olarak tanımlanan bu yer Japonların Biyolojik Silah Yapım Projesinin yürütüldüğü yerdir. Bir çoğumuz 2.Dünya Savaşında Nazi Almanya’sının Nazi kamplarında insanlara nasıl deneyler yaptığı biliyoruz. Peki size Nazi kamplarından daha kötü bir yer var ve burada daha da zalim deneyler yapılıyor desek bize inanır mıydınız ?

2.Dünya Savaşında Japonların Çin’i işgal ettikleri sırada, Çin’de kurulan bu yer, 40 yıl boyunca Japon Hükümeti tarafından burada yapılan korkunç deneyleri saklanmaya çalıştı. Fakat 1984 tarihinde Dünya’ya bir açıklama yapmak zorunda kaldı.

Birim 731 Askerleri

Yaklaşık üç bin düşman askeri esir alındığı ve veba,şarbon gibi hastalıkları enjekte ettiler. Dahada korkunç olarak anestezi uygulamadan basınç odalarında  insanın ne kadar dayanacağını gözlerinin ne zaman patlayacağını anlamaya çalıştılar.

Bu birimi, doktorlar ve araştırma personeli sağlayan Japon üniversiteleri ve tıp okulları tarafından desteklenmiştir.Japon makamları tarafından resmi olarak kabul edilmeyen haberlere göre, savaş zamanı esirler düşen  700 bin Çinli ve Asyalıyı; insan kobayları olarak ölümcül hastalıkları yetiştirmek ve geliştirmek için kullandı.Araştırma adına öldürülen esirlere çoğu, donmanın insan vücudu üzerindeki etkisini belirlemek için barbarca deneyler de dahil olmak üzere canlılık ve diğer tıbbi deneylerde kullanıldı.

Birim 731 Esirleri

Bu deneyleri yapanlar kendi içlerini rahatlatmak için, esirlere “Maruta” lakabı takılmıştır. Türkçe anlamıyla ağaçların kesilip silindir biçime getirilmiş gövde demektir. Savaşı kaybedeceğini anlayan Japon Hükümeti bu birime dair her şeyi yakıp yıkmıştır.

Birim 731 Denek

 

Birimin çalışanları gizlilik yemini etmişlerdi. Fakat bazıları yeminlerine sadık kalmayıp suçlarını tek tek itiraf etmiştir. Çin Hükümeti savaştan sonra bazı çalışanları yakalamış ve savaş suçları nedeniyle yargılamıştır. Japonya’da ise kimseye bir şey olmadı çünkü Amerika Birleşik Devletleriyle gizli bir antlaşma yapıldı. Deneylerde ki veriler karşılığında Japonlara bu konuda dokunulmazlık verilmiştir.

 

Bu olaylardan sonra aralarında donma deneylerinden sorumlu Hisato Yoshimura’nun da yer aldığı en ölümcül suçlulardan bazıları, Japonya’da kamu ve özel sektördeki önemli tıbbi ve diğer mevkileri işgal etmeye devam ettiler.

Sekiz yıl önce, 180 Çinli kurban ve kurban aileleri, Japon Hükümetine  tazminat ve birim 731’in faaliyetlerinin tam olarak açıklanmasını talep ederek dava açtı.

Geçtiğimiz ay, Tokyo Yüksek Mahkemesi birim 731’in varlığını kabul etti, ancak davacıların tazminatını reddeden daha düşük bir mahkeme kararını onayladı.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal