Bir Garip Orhan Veli-Aramzıdan Ayrılışının 69. Yılı

Nazım hikmet haklıymış ; Türk şiirinin en büyük kavgasını veren Orhan Veli, güçlü ama narin yüreciği ile meğer gerçekten telli kavağa benzermiş. Orhan veli aramızdan bu gün ayrılmıştır, tam 69 yıl önce bu gün o güzel şiirleri ile birlikte kalplerimize gömülmüştür.

Orhan veli 13 Nisan 1914 tarihinde doğmuştur. Orhan Veli’nin doğduğu ev denize çok yakındır belki de denize olan aşkını doğduğu gün kazanmıştır.

Orhan Veli çocukluğunda annesinin dikiş aletleri ile olta yapıp balık tutmuştur… kim bilir o günlerin birinde aklına gelmiştir rakı şişesindeki balık olma isteği.

Orhan veli ilk yazısını 10 yaşında yazmıştır sanki hayatının kısa olacağını biliyormuş gibi her şeyi yetiştirmek ister gibi bol bol okuyup bol bol yazmıştır. Yıllar sonra okumaya ve yazmaya merak saldığı ilk günleri şu sözleri ile anlatacaktır “1914`de doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya,10 yaşında yazmaya merak saldım.” demiştir.

Orhan veli sanata duyduğu ilginin ilk meyveleri tiyatro üzerinde göstermiştir, daha 16-17 yaşındayken Dr. İhsan adında 2 perdeden oluşan bir oyun yazmıştır. Orhan Veli yaşamı boyunca tiyatroya hep ilgi duyacaktır ve 9 önemli tiyatro eseri yazacaktır.

Orhan Veli İlk önce Oktay Rıfat`la tanışır daha sonra Melih Cevdet ekibe dahil olur. Bu üçlü Türk Şiirinde yeni bir dönem başlatacaklarından habersizdirler.

Bu üçlünün şiirleri 1936 kasım ayından itibaren Varlık Dergisinde yayımlanmaya başlar.

1937 yılında bir yaz sabahı Oktay Rıfat ile buluşur. O gün Türk şiiri için bir dönüm noktası olacağından kendileri dahi kimsenin haberi yoktur. Orhan Veli ve Oktay Rıfat oturmuş konuşurken, Oktay Rıfat biraz rahatsızdır çünkü yeni bir şiir yazmıştır ve bu şiirde ne vezin ne de kafiye kullanmıştır, bu şiiri Orhan Veliye okumaya bir türlü cesaret edemez ama en sonunda yeni yazdığı şiiri Orhan Veliye okur. Orhan Veli bir şiire tepki vermezdi ancak bu şiiri duyunca çoşkusunu ve mutluluğunu gizleyemedi, ardından Orhan Velide cebinden bir şiir çıkartır ve okur , bu sefer aynı coşku ve mutluluğu Oktay Rıfat gösterir. Orhan veli ve Oktay Rıfat eksik olan parçalarını bulmuştur artık kendilerine has bir şiir tarzları vardır, en başından beri aradıkları o bambaşka şiir şimdi karşılarındadır ve bu olay Türk şiirini yeni bir döneme girmesini sağlamıştır.Yeni tarzlarında yazdıkları şiirler ertesi hafta Varlık Dergisinde yayımlanır, Okuyucunun serbest şiirle karşılaştığı ilk andır.

Melih Cevdet bunlar yaşanırken Belçika topraklarındaydı yazdıkları şiirleri ona ithaf etmişlerdir. Günler sonra Melih Cevdet`den gelen mektuplarla tamamen mutluluğa erişirler çünkü mektupların içinden aynı tarzda yazılmış şiirler çıkar. Daha sonrasında bu şiir türü dahada popüler olur ve Orhan Veli , Garip adında bir kitap yazar.

Kısacası Orhan Veli, Türk şiiri için bir dönüm noktası değil aynı zamanda büyük bir devrimdir.

14 Kasım 1960 tarihinde bu hayattan alır başını gider, son şiiri cebinden bir diş fırçasına sarılı şekilde çıkar.

İşim gücüm budur benim,

Gökyüzünü boyarım her sabah.

Hepiniz uykudayken.

Uyanır bakarsınız ki mavi.

Orhan Veli Kanık (1914-1950)

Sevgi ve Özlemle…